obsesif kompulsif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
obsesif kompulsif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2008 Pazartesi

Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Saplantı Bozukluğu)

Belirti, bulgu ve yakınmaların başında istenmeyen düşünceler ve hareketler yer alır. Bunlar hastaya yabancıdır. Hasta saçma olduğunu bilir, sürekli olarak karşı çıkar ve savaşır. Ancak tüm çabalara rağmen düşünce ve hareketler etkinliğini sürdürür. Kaygı düzeyi giderek yükselir, panik olur.

En sık kuşku, hastalık, sayma ve metafizik içerikli obsesyonlar(takıntılar) görülür.

Kuşku obsesyonlarında hasta sürekli kararsız ve tereddütlüdür. Evden çıkmaktan, iş yapmaktan, eşyalara dokunmaktan kaçınmaya çalışır. Kapıları, pencereleri,hava gazını, elektrik düğmelerini sürekli kontrol eder. Örneğin ütüyü fişten çekip çekmediğine ilişkin kararsızlığı nedeniyle evden ütüyü yanına alarak çıkar.

Hastalık obsesyonları, değişik toplumlarda ve zamanlarda farklı içerikte ortaya çıkar. Ülkemizde en yaygın olanlar akıl hastalığı, kalp hastalıkları, kanser, AIDS ve eşcinsellik obsesyonlarıdır.

Sayma obsesyonu olanlarda kimi sayıların önemi ve uğuru vardır. Bir davranışa başlamadan önce o sayıya kadar sayılır. Sayım tekrarlanır davranış ertelenir. Ayrıca evlerin, paraların numaralarına, plakalara dikkat edilir.

Kompulsiyonlar(saplantılar) hastanın gereksiz ve saçma olduğunu bilmesine karşın, belirli düzen içinde yapılan, bitmek tükenmek bilmeyen hareketlerdir. Hasta bu hareketleri engellemeye çalışırsa kaygı düzeyi yükselir, panik ortaya çıkar.

En sık görülen kompulsiyonların başında kirden, mikroptan, pislikten kurtulmak için sık sık el yıkama, yıkanma, eşyaların yıkanıp temizlenmesi yer alır. Bulaşıkları, çamaşırları hatta sebze meyveleri tekrar tekrar deterjanlı sularla temizlerler.

Obsesyon ve kompulsiyonlar kaygı, endişe, korku, sıkıntı nedenidirler. Günlük yaşamı olumsuz etkiler. Hasta gerçek yaşamın dışına sürüklenir.

17 Şubat 2008 Pazar

Obsesif - kompulsif bozukluğun seyri ve tedavisi

Hastalığın seyri :

Hastalık, genelde müzmin bir hastalıktır. Zaman zaman alevlenip hafifleme gösterir.

Tedavi:

Hastalığın tedavisindeki esas ilke, bu eksik olan sinir ileticisi maddeyi (serotonin) artırmaktır. Buna yönelik ilaçlar verilir ve ayrıca davranışçı tedaviler önerilir. İlaçlar ortalama % 70 oranında etkilidir.

Lütfen, sağlığınız için aşağıdaki tavsiyelere dikkatle uyunuz.

  • İlaçlarınız uyuşturucu değildir, alışkanlık yapmazlar.
  • Verilen ilaçlar düzenli alınmalı;genellikle ilaçların belli saati yoktur.
  • Ağız kuruluğu, başdönmesi,uyuklama, kabızlık, kilo alma, idrar tutukluğu / ya da sinirlilik, uykusuzluk, titreme, bulantı, cinsel istekte azalma gibi yan etkiler olabilir.

Bu yan etkiler genellikle ilk bir hafta sorun olabilir ancak tehlikeli değildirler,tedaviyi bırakmayı gerektirmezler. Aşırı rahatsızlık duymanız halinde hekiminize danışarak tedaviyi yeniden

gözden geçirmesini talep etmeniz doğal hakkınızdır. İlk haftalardan itibaren yan etkiler azalırken, ilacınızın tedavi edici etkileri ortaya çıkacaktır.

  • Önerilen davranışçı tedavilere dikkatle uymalıdır
  • Kontrollere düzenli gelinmelidi

Obsesif - kompulsif bozukluk sebepleri nelerdir ?

  • Biyokimyasal: Sinir aralığındaki sinir ileticilerinden biri olan serotonin denen bir maddenin azalması sözkonusudur.
  • Öğrenme: Yakın aile bireylerinin benzer tutum ve davranışlarına bakarak bu hastalık öğrenilebilir. Aynı durum soyaçekimsel yönden de önem taşır.

Kompülsiyon nedir?

Bu düşüncelerı, etkisizleştirmek için yapılan davranış ve hareketlere ise kompülsiyon denir.

1- Kişinin obsesyon biçimindeki düşüncelere karşı, bir tepki olarak yaptığıtekrarlayıcı davranışlar (örn: temizleme, düzene koyma, aşırı kontrol etme /kapı-tüp açık mı kapalı mı gibi/, tabelalara takılma gibi ya da zihinsel eylemler (örn; dua etme, törensel davranışlar, sayı sayma, bir takım sözcükleri sessiz biçimde söyleyip durma v.b.).

2- Davranışlar yada zihinsel eylemler, sıkıntıdan kurtulmaya ya da var olan sıkıntıyı azaltmaya veya korku yaratan durumdan korunmaya yöneliktir; ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi veya korunulması tasarlanan şeylerle gerçek anlamda ilişkili değildir, yahut açıkça çok aşırı bir düzeydedir.

3- Obsesyon ve kompülsiyonlar, belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde en az bir saatlik zaman alırlar), ya da kişinin olağan günlük işlerini, mesleki görevlerini ya da olağan toplumsal etkinliklerini önemli ölçüde bozar.

Bu hastalık toplumda ne kadar sıklıkta görülür?

Toplumda her 100 kişiden 3’ü bu hastalığı yaşar.

Genelde erken yaşlarda başlar.

Obsesyon nedir?

İstemli bir çaba ile zihnimizden uzaklaştıramadığımız, istenmeden oluşan, kişiye ters gelen, ısrarlı, genellikle kötü düşünceler (vesvese), dürtüler, hayal ya da tasavvurlardır (örn; simetri, mikrop kapma, kirlenme, aykırı cinsel, saldırganca, küfürlü dini düşünceler). Kişi, bu düşünce, dürtü ve hayallerini zihninden atmaya ya da önemsizleştirmeye-etkisizleştirmeye çalışır.

Bu düşünceler, dürtüler ya da hayaller, sadece gerçek yaşam sorunları hakkında duyulan günlük üzüntüler şeklinde değildir.