tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2008 Pazar

Uyku hijyeni

Uyku sorunları sıktır ve özellikle duygusal olarak aşırı yüklendiğiniz zamanlarda daha sık olabilir. Sıkıntı, gün içinde yaşanan olayların zihinde devamlı canlanması ve yoğun heyecanlar uykunuzu belirgin düzeyde etkileyebilir.

Uyku düzenini kontrol altına alma ve devamlı bir şekilde dengeli bir uyku düzeni oluşturma hastalıklarla başetmede çok önemlidir. Herkesin dinlenmeye ihtiyacı vardır.

En sık uykusuzluk nedeni günlük yaşantınızda herzamankine göre bir değişiklik olmasıdır. Örneğin seyahat etme, çalışma saatlerinde değişiklik, yeme, egzersiz, eğlence gibi davranışlarınızda her zamankine göre aksamalar ve insanlar arası ilişki sorunları uykuda sorunlara yol açabilir.

İyi bir uykuya sahip olmak yapmanız gereken en önemli şey uyku hijyenine dikkat etmenizdir.

Şunları yapın:

1. Her gün yatağa aynı saatte yatın.

2. Her gün yataktan aynı saatte kalkın.

3. Her gün düzenli egzersiz yapın, tercihen sabahları. Düzenli egzersizin dinlendirici uykuyu geliştirir. Jimnastik ve aerobik egzersizleri buna dahildir.

4. Düzenli olarak doğa ve güneş ışığına çıkın, özellikle öğleden sonraları.

5. Yatak odanızın ısısını rahat edeceğiniz şeklide ayarlayın.

6. Uyurken yatak odanızın sessiz olmasını sağlayın.

7. Yatak odanızın uykuyu kolaylaştırmak için karanlık olmasına dikkat edin.

8. Yatağınızı yalnız uyku ve cinsel ilişki için kullanın.

9. İlaçlarınızı önerilen şekilde alın. Önerilen uyku ilaçlarını yatmadan bir saat önce almak çoğunlukla yardımcı olacaktır. Böylece ilaçların uyku getirme etkileri siz yatarken ortaya çıkacaktır. Veya kalkma vaktinden 10 saat önce alarak gün içindeki uykululuk etkilerinden kaçınmaya çalışın.

10. Uykuya gitmeden hemen önce gevşeme egzersizleri yapın (Kas gevşetme, hoşunuza giden hayaller, masaj, ılık banyo vb.)

11. Ayak ve ellerinizi sıcak tutun. Gerekirse yatakta sıcak tutacak çorap ve/veya eldiven giyin.

Şunları yapmayın:

1. Yatağa gitmeden hemen önce egzersiz yapmak.

2. Yatağa gitmeden hemen önce rekabete dayanan oyun oynamak, heyecanlı bir program seyretmek veya sevdiğiniz biriyle önemli bir tartışma yapmak gibi uyarıcı davranışlara meşgul olmak.

3. Akşam kafeinli gıda almak (kahve, fazlaca çay, çikolata, soda vb.)

4. Yataktayken okumak veya tv seyretmek.

5. Uykuya yardımcı olması için alkol almak.

6. Yatağa aşırı aç veya tok olarak gitmek.

7. Başka birinin uyku ilaçlarını almak.

8. Eczaneden reçetesiz temin edilebilen uyku ilaçlarını doktorun bilgisi olmadan almak. Bu ilaçlara karşı hızla tolerans gelişebilir. Bu ilaçlar yaşlı hastalarda ciddi yan etkilere yol açabilir.

9. Gündüz vakti kestirmek.

10. Kendini uyumaya zorlamak. Bu yalnızca sizin zihninizi ve bedenizi daha fazla alarme etmeye yarar. Yatakta 20-30 dakikadan daha fazla uyuyamadan yatarsanız, kalkın, başka bir odaya gidin (veya yatak odanızın başka bir yerine), sessiz bir şeyle uğraşın (ör: heyecan oluşturmayan bir yazı okuma veya program seyretme), uykunuzun geldiğini hissettiğinizde yatağa dönün. Bunu gece boyunca ne kadar gerekirse o kadar yapın.

Meram Tıp - Psikiyatri A.D

Tedaviniz ile ilgili bazı hatırlatmalar

Bir hastalıkta ilaç kullanılması, o hastalığın daha ağır olduğu anlamına gelmez.

Bazı hastalıklar tümüyle yok edilemeyibilir; bu takdirde amaç hastaya ve çevresine sıkıntı doğurmaktan çıkarılmasıdır. Çünkü hastalık zaman zaman özellikle stres dönemlerinde alevlenmeler / tekrarlamalar gösterebilir.

Hastaların ilaçları rahatlayınca veya doktor tarafından belirtilmedikçe yazılan ilaç kutusu bitince kesmeleri doğru değildir. İlaçların özellikle ilk günlerde yapacakları bazı yan etkiler hastaları huzursuz edecek olursa ilaca ara vermemeli, doktora danışmalıdırlar. İlaçların etkileri birkaç haftadan önce başlamayabilir ve genellikle aylarca kullanılması gerekir.

Hastaların ilaçlarını kullanmaları yanı sıra hekimlerinin tavsiyelerine uymaları ve hastalıkla başa çıkmak için çaba göstermeleri, ailenin hastaya destek vermesi, bunun bir hastalık olduğunu idrak etmesi önemli hususlardır.

Psikoterapi, hekimin hastanın tüm sorunlarını dinleme çalışması olarak görülmemelidir; psikoterapi hastaya destek ve hastalığı hakkında bilgi verme, hastalığın idaresi için yol gösterme, hastayı yargılamaksızın anlamaya çalışma eylemi olup hastayı bir sihirbaz edası ile değiştirme değil, sorunlarını yenmesi için hastayla birlikte çalışma ve tartışma ortamıdır. Tüm dünyada genelde ilaç tedavisi ile birlikte yürütülmektedir.

Hipnoz, akupunktur, biyoenerji v.b yöntemler psikoterapi değildir.

İlaçlar hastalıkta etken olan beyin biyokimyasındaki bozukluğu düzeltmek yolu ile etki ederler.

Hastalığınız düzelse bile ilaçlarınızı genellikle uzun süre (aylarca) kullanmanız gerektiği için doktorunuz söylemedikçe ilaçlarınızı kesmemelisiniz; tam olarak hastalık geçmeden ilaç kesilmesi halinde hastalığın tekrarlama ihtimali artmaktadır.

Hastalığınızı komşularınıza veya konunun uzmanı olmayan kişilere danışmamalısınız; çünkü böylesi insanlar sizi hem hastalık hem ilaçlar konusunda yanlış yönlendirebilir/ hatta daha da endişelenmenize sebep olabilirler.

Büyücü, okuyucu, yatır, muskacı gibi inançlarımızı istismar eden kimseler size yanlış/sömürücü hatta bazen kışkırtıcı telkinlerde bulunabilirler; bu tür hurafe yöntemlere başvurmanın İslam'da da yeri olmadığını bilmelisiniz. Emin olun ki kendinizin ve sizin sevenlerin duası hepsinden makbuldür.

Hasta yakınlarının bazı telkinleri: " Aldırma, canını sıkma, kafana takma, kendinin doktoru ol, gez-dolaş-konuş-gül, at kafandan, kendini topla" v.b. telkinlerin hastanın iyiliği için yapıldığı açıktır; ancak bu tür telkinler genellikle işe yaramayacağı ve hastanın kasten hasta olduğu izlenimi vereceği için zararlı olabilir.

Psikiyatri alanında yüzlerce hastalık mevcuttur ve bunların sadece bir ikisi ağır akıl hastalığıdır; dolayısı ile ne psikiyatri uzmanına başvurmanız, ne de ilaç kullanmanız sizin akıl hastası olduğunuz anlamına gelmez.

İyileşme demek hiçbir sorunu ve belirtisi kalmamak anlamına gelmeyebilir; bazı durumlarda iyileşme hastalığın artık hastanın ve etrafının hayatını bozamayacağı düzeye inmesidir.

Hastalığınızı kendi kendinize bulma veya tedavi etme çabanıza saygı duyarız ancak bu şahsi araştırmalar hiçbir zaman uzmanın vereceği bilgilerin yerini tutamaz.

Ruhsal hastalıkların tedavi edildiği yer ruh sağlığı ve hastalıkları (psikiyatri) uzmanlarıdır. Asabiye / nöroloji, beyin cerrahisi, iç hastalıları alanlarındaki uzmanlar ruh sağlığı uzmanı değildirler.

Hazırlayan: Prof. Dr. Rüstem Aşkın

Psikiyatride ilaç tedavisi nedir?

İlaç, biyokimyasal sistemi ya da hastalık durumlarını insan yararı için değiştirmek amacıyla kullanılan kimyasal maddelere verilen addır. Psikiyatrik tedavilerde kullanılan ilaçların uyuşturucu ya da bağımlı etki yaptığına dair yanlış bir kanı vardır. Özellikle uykuyu kolaylaştırsın ve uyutsun diye kullanılan ilaçlar vardır. Halbuki doktor denetiminde kullanılan ilaçlar tedavi edicidir. İlaçlar doğru kullanılırsa uyutmaz, uyuşturmaz tam tersine doğru, net düşünmeye sevk eder.

Bir ilacın ne kadar kullanılması gerektiği pek çok faktöre bağlıdır. Rahatsızlığın şiddeti, tekrarlama olasılığı gibi. Başka bir hastaya aynı teşhis konsa bile her hasta için tedavi süresi değişkendir. Karşılaştırma yapmak doğru değildir.

Doktor kontrolü olmaksızın ilaç birden kesilmemelidir. Aksi taktirde hasta birçok problem yaşayabilir. En sık baş dönmesi, bulantı, sinirlilik ve hastalık belirtilerinde tekrarlama görülebilir. Bir psikiyatri uzmanıyla görüşülmeden ilaç kullanılmamalıdır. Kullanılan ilaç yan etkisi olsa dahi fayda gösteriyorsa kullanılmaya devam edilmelidir; çünkü bazı yan etkiler vücut ilaca alıştıktan sonra geçer. İlaçların en çok görülen yan etkileri: özellikle tatlıya isteğin artması, kilo artışı, cinsel soğukluktur. Bu yan etkiler ilaçlar kesilince tamamen geçer. İlacın etkisini göstermesi bazen günler bazen haftalar alır. İlaç tedavisi iyileşme görüldükten sonrada devam etmelidir. İradenizle sorunlarınızla başedebileceğinizi zannedip ilacı kullanmayı bırakmak tedaviyi zorlaştırır. İyi olma hali sizi aldatmasın şayet tedavi bitmeden ilacı keserseniz rahatsızlığın tekrarlama olasılığı yükselir. En büyük yanılgı iyileşme başladığında tedavinin bittiğini zannetmektir. İyileşme başladığında doktor kontrollerini aksatılmaması önemlidir.

İlaç tedavisi psikoterapiden daha hızlı etki eder.

İlaç ve psikoterapinin etkilerini birbririnden tamamen ayırmak doğru olmaz bazı durumlarda ilaç birincil tedavi yöntemidir. Kimi zamanda psikoterapi birincil tedavi yöntemi olup ilaç destekleyicidir.

Psikiyatride tetkik ve tedaviler nelerdir?

Bazı gerektiği hallerde, teşhisi kolaylaştırmak ve bir takım risk faktörlerini ortadan kaldırmak için psikiyatrik tetkikler istenebilir. Psikolojik testler, biyokimyasal tetkikler (kan tahlileri), biyolojik- beyinsel tetkikler ( EEG-EMAR ) gibi pek çok tedavi çeşitleri mevcuttur.


Doktorunuz durumunuza göre çeşitli tedavilerden bir veya birkaçını önerecektir.İlaç tedavisi, psikoterapi, elektro şok tedavisi, serum tedavisi gibi